|
Aslan ve Bekçi
|
|
الحارِسُ يُعِدُّ
الطَّعم
|
|
Bekçi yemek
hazırlıyor.
|
|
هو قَرِيبٌ مِنْ قَفَصِ
الأَسد
|
|
O aslanın kafesine
yakındır.
|
|
بَابُ القَفَصِ
مَفْتُوح
|
|
Kafesin kapısı açıktır.
|
|
الأَسَدُ يَخْرُجُ مِنْ
بَابِ القَفَص
|
|
Aslan kafesin
kapısından çıkar.
|
|
يَقْتَرِبُ الأسَدُ مِنْ الحَارِس
|
|
Aslan bekçiye yaklaşır.
|
|
الحارس مَشْغُولٌ
|
|
Bekçi meşguldür.
|
|
هو لا يَرَى الأَسَد
|
|
O aslanı görmez.
|
|
الحارِسُ يَنْظُرُ
خَلْفَه
|
|
Bekçi arkasına bakar
|
|
هو يَرَى الأَسَد قادِماً
نَحْوَه
|
|
O ona doğru gelen aslanı görür
|
|
يَحافُ الحارس
|
|
Bekçi korkar
|
|
يَتْرُكُ ما بِيَدِهِ
|
|
Elindeki şeyleri bırakır
|
|
الأَسَدُ يُرِيدُ أَكْلَ
الحارِس
|
|
Aslan bekçiyi yemek istiyor
|
|
يَقْفِزُ الحارِس
بِسُرْعَة
|
|
Bekçi hızla sıçrar
|
|
يَدْخُلُ القَفَص و
يُغْلِقُ الباب
|
|
Kafese girer ve kapıyı kapatır
|
|
الأَسَدُ يَضْرِبُ القفصَ
بِرِجْلِهِ
|
|
Aslan kafese bacaklarıyla vurur.
|
Arapça Notları Twitter'da!
arapça hikayeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arapça hikayeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Mart 2013 Pazar
Aslan ve Bekçi
Etiketler:
arapça aslan,
arapça bekçi,
arapça hikaye,
arapça hikaye dinle,
arapça hikaye oku,
arapça hikaye yaz,
arapça hikayeler,
arapça renkli hikayeler,
aslan ve bekçi,
Hikaye Dersi,
kafes
3 Şubat 2013 Pazar
27 Kasım 2012 Salı
Nasrettin Hoca ve Hanımı
|
جُحَا وَزَوْجَتُهُ
|
|
NASRETTİN HOCA VE HANIMI
|
|
يَوْمٌ مِنَ الأَيَّام عادَ جُحا مِنْ
مَزْرَعَتِه عَلَى حِصانِهِ،
|
|
Günlerden bir
gün Nasrettin Hoca atı üzerinde çiftliğinden döndü.
|
|
فَقالَ لِزَوْجَتِه : هَلْ أَطْعَمْتِ
الحَيَوانات؟
|
|
Hanımına
dedi ki:Hayvanları yemledin mi?
|
|
فَقالَتْ
زَوْجَتُه : نَعَمْ ، أَطَعَمْتُ الْقِطَّ والْكَلْب ..
|
|
Bunun üzerine
hanımı dedi ki: Evet, kediyi ve köpeği yemledim
|
|
وَلِكْن لَمْ
أُطْعِمِ الْحِمار .. فَقُمْ أَنْتَ بِذَلِكَ.
|
|
Fakat
eşeği yemlemedim, kalk bunu sen yap.
|
|
قالَ جُحا : هَذا مُسْتَحيل .. لَنْ
أَقوم أَنا بِذَلِك!
|
|
Nasrettin
Hoca dedi ki: Bu imkansız.. Ben bunu asla yapmayacağım!
|
|
فاخْتَلَفَ
جُحا مَعَ زَوْجَتِه عَلَى هَذا الْمَوْضوع.
|
|
Bu konu
üzerinde Nasrettin Hoca hanımı ile ihtilaf etti.
|
|
أَخيرًا
قالَتْ زَوْجَتُه : مَنْ يَتَكَلَّمْ أَوَّلاً يُطْعِمِ الْحِمار .
|
|
Sonunda
hanımı dedi ki: Kim önce konuşursa eşeği yemler.
|
|
فَوافَقَ
جُحا على ذلك، وَجلَسَ صامِتًا لا يَتَكَلَّم.
|
|
Nasrettin
Hoca bunu kabul etti, sessizce oturdu ve hiç konuşmadı.
|
|
بَيْنَما
ذَهَبَتْ زَوْجَتُه لِزِيارَة أَهْلِها.
|
|
Öte yanda
hanımı ailesini ziyarete gitti.
|
|
في
هَذِهِ الأَثْناء، دَخَلَ لِصٌّ بَيْت جحا ، وَسَرَقَ كلَّ شَيْء فيه.
|
|
Bu esnada,
hırsız Nasrettin Hoca'nın evine girdi ve her şeyi çaldı.
|
|
وَجُحا يَنْظُر إلَيْه وَلا يَتَكَلَّم ،
|
|
Nasrettin
Hoca ona bakıyor ve konuşmuyordu.
|
|
وَعِنْدَما عادَتِ الزَّوْجَة، وَجَدَتْ أَنَّ
الْبَيْت قَدْ سُرِق.
|
|
Hanım eve
döndüğünde, evin çalınmış olduğunu gördü.
|
|
فَصاحَتْ وَقالَتْ : ما الَّذي حَدَث يا جُحا؟!
|
|
Bunun üzerine
çığlık atarak dedi ki: Hoca ne oldu ? !
|
|
هُنا ضَحِكَ جُحا ، وَقال : اذْهَبي وَأَطْعِمي
الحِمار.
|
|
Burada
Nasrettin Hoca güldü ve dedi ki: Git ve eşeği yemle.
|
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














