Arapça Notları Twitter'da!

arapça hikayeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arapça hikayeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2013 Pazar

Aslan ve Bekçi

Aslan ve Bekçi
الحارِسُ يُعِدُّ الطَّعم
Bekçi yemek hazırlıyor.
هو قَرِيبٌ مِنْ قَفَصِ الأَسد
O aslanın kafesine yakındır.
بَابُ القَفَصِ مَفْتُوح
Kafesin kapısı açıktır.
الأَسَدُ يَخْرُجُ مِنْ بَابِ القَفَص
Aslan kafesin kapısından çıkar.
يَقْتَرِبُ الأسَدُ مِنْ الحَارِس
Aslan bekçiye yaklaşır.
الحارس مَشْغُولٌ
Bekçi meşguldür.
هو لا يَرَى الأَسَد
O aslanı görmez.
الحارِسُ يَنْظُرُ خَلْفَه
Bekçi arkasına bakar
هو يَرَى الأَسَد قادِماً نَحْوَه
O ona doğru gelen aslanı görür
يَحافُ الحارس
Bekçi korkar
يَتْرُكُ ما بِيَدِهِ
Elindeki şeyleri bırakır
الأَسَدُ يُرِيدُ أَكْلَ الحارِس
Aslan bekçiyi yemek istiyor
يَقْفِزُ الحارِس بِسُرْعَة
Bekçi hızla sıçrar
يَدْخُلُ القَفَص و يُغْلِقُ الباب
Kafese girer ve kapıyı kapatır
الأَسَدُ يَضْرِبُ القفصَ بِرِجْلِهِ
Aslan kafese bacaklarıyla vurur.

27 Kasım 2012 Salı

Nasrettin Hoca ve Hanımı

جُحَا وَزَوْجَتُهُ
NASRETTİN HOCA VE HANIMI
يَوْمٌ مِنَ الأَيَّام عادَ جُحا مِنْ مَزْرَعَتِه عَلَى حِصانِهِ،
Günlerden bir gün Nasrettin Hoca atı üzerinde çiftliğinden döndü.
فَقالَ لِزَوْجَتِه : هَلْ أَطْعَمْتِ الحَيَوانات؟
Hanımına dedi ki:Hayvanları yemledin mi?
فَقالَتْ زَوْجَتُه : نَعَمْ ، أَطَعَمْتُ الْقِطَّ والْكَلْب ..
Bunun üzerine hanımı dedi ki: Evet, kediyi ve köpeği yemledim
وَلِكْن لَمْ أُطْعِمِ الْحِمار .. فَقُمْ أَنْتَ بِذَلِكَ.
Fakat eşeği yemlemedim, kalk bunu sen yap.
قالَ جُحا : هَذا مُسْتَحيل .. لَنْ أَقوم أَنا بِذَلِك!
Nasrettin Hoca dedi ki: Bu imkansız.. Ben bunu asla yapmayacağım!
فاخْتَلَفَ جُحا مَعَ زَوْجَتِه عَلَى هَذا الْمَوْضوع.
Bu konu üzerinde Nasrettin Hoca  hanımı ile ihtilaf etti.
أَخيرًا قالَتْ زَوْجَتُه : مَنْ يَتَكَلَّمْ  أَوَّلاً  يُطْعِمِ الْحِمار .
Sonunda hanımı dedi ki: Kim önce konuşursa eşeği yemler.
فَوافَقَ جُحا على ذلك، وَجلَسَ صامِتًا لا يَتَكَلَّم.
Nasrettin Hoca bunu kabul etti, sessizce oturdu ve hiç konuşmadı.
بَيْنَما ذَهَبَتْ زَوْجَتُه لِزِيارَة أَهْلِها.
Öte yanda hanımı ailesini ziyarete gitti.
في هَذِهِ الأَثْناء، دَخَلَ لِصٌّ بَيْت جحا ، وَسَرَقَ كلَّ شَيْء فيه.
Bu esnada, hırsız Nasrettin Hoca'nın evine girdi ve her şeyi çaldı.
وَجُحا يَنْظُر إلَيْه وَلا يَتَكَلَّم ،
Nasrettin Hoca ona bakıyor ve konuşmuyordu.
وَعِنْدَما عادَتِ الزَّوْجَة، وَجَدَتْ أَنَّ الْبَيْت قَدْ سُرِق.
Hanım eve döndüğünde, evin çalınmış olduğunu gördü.
فَصاحَتْ وَقالَتْ : ما الَّذي حَدَث يا جُحا؟!
Bunun üzerine çığlık atarak dedi ki: Hoca ne oldu ? !
هُنا ضَحِكَ جُحا ، وَقال : اذْهَبي وَأَطْعِمي الحِمار.
Burada Nasrettin Hoca güldü ve dedi ki: Git ve eşeği yemle.